Burnumda tütüyorsun, başka nasıl anlatayım bilmiyorum.
Özlem Mesajları Sayfa 2
Yokluğun evin her köşesinde hissediliyor.
Sana sarılmayı öyle özledim ki kollarım boş kalıyor.
Annem, ellerini öpmeyi özledim.
Kardeşim, kavgalarımızı bile özledim desem inanır mısın?
Bugün kahvemi yine tek başıma içtim, tadı yoktu.
Gülüşünün sesini unutmamak için eski videoları izliyorum.
Memleketin havasını da seni de çok özledim.
Günler geçiyor ama özlemim yerinde sayıyor.
Telefonun ekranından sarılınmıyor, gel artık.
Babacığım, sesindeki o güveni çok özledim.
Seni düşünmeden geçen tek bir saatim yok.
Dostum, sensiz kahkahalar yarım kalıyor.
Kokunu taşıyan hırkanı hâlâ yıkamadım.
Hasretin içimde sessiz bir misafir gibi oturuyor.
Babaanne, dizinin dibinde oturduğum günleri arıyorum.
Yolun sonu sana çıkıyor, bunu bilmek bana yetiyor.
Sen gideli saatler ağır ağır ilerliyor.
Aramasan da olur, yeter ki iyi olduğunu bileyim.
Bugün yine senin yerine yastığa sarıldım.
Ne zaman kapı çalsa sen geldin sanıyorum.
Özledim işte, süslemeden söylüyorum.
Yanında geçirdiğim sıradan bir akşamı bile özledim.
Otobüste yanımdaki koltuk boş kalınca aklıma sen geldin. Seninle yolculuk yaparken yol hiç bu kadar uzun gelmezdi.
Anneciğim, bugün senin tarifinle yemek yapmayı denedim. Olmadı tabii, çünkü içinde senin elin yoktu. Gelince bana bir daha göster olur mu?
Kardeşim, evde sesin çıkmayınca bir tuhaf oluyor. Odanın kapısı kapalı duruyor ve içim sızlıyor. Tatilde gel, yine birbirimizi delirtelim.
Asker ocağındaki kardeşim, her akşam yemeğinde senin sandalyene bakıyoruz. Günleri biz de sayıyoruz, az kaldı. Kendine iyi bak.
Üniversite için ayrıldığın günden beri ev çok sessiz. Kızım, odana her girdiğimde seni görür gibi oluyorum. Derslerine iyi bak ama bizi aramayı da unutma.
Dedeciğim, bahçede seninle domates topladığımız günler aklımdan çıkmıyor. Şehrin içinde o toprağın kokusunu arıyorum. İlk fırsatta yanına geleceğim.
Aynı şehirde yaşayıp görüşemiyoruz ya, buna da özlem denir bence. Dostum, bu hafta bir akşamını bana ayır, konuşacak çok şey birikti.
Yurt dışına gittiğinden beri saat farkını hesaplayıp duruyorum. Sen uyurken ben uyanığım, ben uyurken sen işte. Yine de aklım hep sende.
Oğlum, sen küçükken eve sığmazdın, şimdi ev seni bekliyor. Kendi hayatını kurmana seviniyorum ama gözüm hep yolda. Ara sıra sesini duyur.
Eski mahalleden geçtim bugün, bakkal bile değişmiş. Ama köşedeki duvarı görünce seninle top oynadığımız günler geldi aklıma. Nerelerdesin dostum, çok özledim.
Görüntülü konuşurken gülüyorum ama kapatınca içime bir boşluk çöküyor. Ekran seni gösteriyor da sıcaklığını getirmiyor. Bir an önce gel.
Bayram sabahı el öpmeye gidecek kapı arıyorum burada. Anne, baba, ikinizin de ellerinden öpüyorum uzaktan. Seneye bayramda yanınızdayım, söz.
Bugün sokakta sana benzeyen birini gördüm, bir an kalbim durdu. Sen olmadığını anlayınca içim buruldu. Demek özlem insana böyle oyunlar oynuyor.
Ablacığım, eskiden sırlarımı sana anlatırdım, şimdi telefona sığdırmaya çalışıyorum. Yüz yüze dertleşmenin yerini hiçbir şey tutmuyor. Gel de uzun uzun konuşalım.
İş için gittiğin o şehirde üşüyor musun, yemeğini yiyor musun diye düşünüyorum. Aklım sende kalıyor. Dönüş biletini aldığını duymak için sabırsızlanıyorum.
Emekli olup memlekete döndüğünden beri iş yerinde çay saatlerinin tadı kalmadı. Sohbetini de fıkralarını da özledik. Bir gün uğra, masan hâlâ gönlümüzde duruyor.
Her akşam aynı saatte telefona bakıyorum, alışkanlık olmuş. Senin iyi geceler mesajın gelmeden uyumak içimden gelmiyor. Uzakta da olsan günümü sen kapatıyorsun.
Kış gelince seni daha çok özlüyorum. Üşüyen ellerimi avuçlarının arasına aldığın günler geliyor aklıma. Eldivenler o işi göremiyor.
Hocam, yıllar geçti ama sınıftaki sesiniz hâlâ kulağımda. Bana öğrettiklerinizi her gün kullanıyorum. Sizi özlemle ve saygıyla anıyorum, ilk fırsatta ziyaretinize geleceğim.
Köyün çeşmesini, akşamüstü çöken sessizliği, kapı önü sohbetlerini özledim. En çok da sizi. Yazın gelip hepinizi tek tek göreceğim.
Çocuklar seni soruyor, ben de soruyorum içimden. Babamız ne zaman gelecek diyorlar, yakında diyorum. O yakın bir an önce gelsin.
Sana kızgın değilim, uzakta olmak senin suçun değil. Sadece özlediğimi bilmeni istiyorum. Sen işini bitir, ben buradayım, bekliyorum.
Yeğenim büyümüş, yürümeye başlamış diyorlar. O ilk adımları kaçırdım diye içim yanıyor. Gelince hepinizi doya doya seveceğim.
Seninle sabaha kadar ders çalıştığımız yurt odasını hatırladım bugün. O zaman şikâyet ederdik, şimdi o günleri arıyorum. Mezun olduk ama sen kalbimde hâlâ aynı odadasın.
Sen gittiğinden beri evdeki küçük şeyler bile seni hatırlatıyor. Kapının arkasındaki terliğin, yarım bıraktığın kitap, mutfaktaki kupan. Hiçbirinin yerini değiştirmedim, sanki akşam dönecekmişsin gibi duruyorlar. Dön ki her şey yeniden yerine otursun.
Anneciğim, küçükken sen bir yere gidince kapının önünde beklerdim. Şimdi büyüdüm, uzaklara ben gittim ama o çocuk hâlâ içimde kapıda bekliyor. Sesini duyduğumda boğazım düğümleniyor, belli etmemeye çalışıyorum. Seni çok özledim, ilk izinde yanındayım.
Babacığım, sen pek konuşmazsın, ben de sana duygularımı pek söyleyemem. Ama uzakta olunca insan söyleyemediklerinin ağırlığını daha çok hissediyor. Omzuma koyduğun eli, kapıdan uğurlarken bakışını özledim. Bunu yazıyla söylemek daha kolay oldu, kusura bakma.