Yarım asrı aşan bu sevdanın küçük bir parçası olmak bana yetiyor.
Trabzonspor Mesajları Sayfa 2
Bordo mavi beremi taktım, yaylanın ayazı bile işlemez.
Bugün aklım ne işte ne evde, akşamki maçta.
Sahada mücadele eden takımımı gördükçe skoru düşünmeden alkışlıyorum.
Bordo mavili dostlara selam, akşam aynı heyecanda buluşuyoruz.
Gol olunca öyle bir bağırdım ki karşı yamaçtan yankısı geldi.
Hanımla aynı takımı tutuyoruz, evin huzuru da bordo mavi.
Son düdük çaldı, sesim kısıldı, içim Karadeniz gibi ferah.
Armaya baktıkça memleketimi, ailemi, çocukluğumu görüyorum.
Fırtına bazen diner ama Karadeniz'de rüzgâr hiç tam kesilmez.
Arabamın aynasında bordo mavi bir süs sallanır, yol arkadaşım odur.
Akşamüstü deniz mavi, gün batımı bordo; memleketin göğü bile bizden yana.
Hemşehrim, maça beraber gidelim; yan yana sevinmek başka olur.
Sezon başladı, yüreğim yeniden fırtına gibi esmeye başladı.
Bu takım bana küçük bir şehrin büyük hayaller kurabileceğini gösterdi.
Hocam, dersteyim ama kulağım maçta; kusura bakmayın, memleket meselesi.
Bu şehrin sokaklarında büyüyen gençlerin bordo mavi formayı giymesi ayrı bir gurur.
Büyük maç haftası geldi; dileğim güzel futbol ve centilmence bir doksan dakika.
Yeğenime minik bir bordo mavi forma aldım, hoş geldin küçük fırtına.
Maça gidemedim, ama formamı giydim, çayımı koydum, ekran başındayım.
Çocukken mahallede top oynarken herkes aynı formayı giymek isterdi, bordo mavi olanı.
Hafta sonu planım belli: önce maç, sonra çay, sonra yine maç sohbeti.
Bordo ile mavi kadar birbirine yakışan iki renk görmedim.
Canım kardeşim, yeni forman hayırlı olsun; memleket gibi sev, öyle taşı.
Bugün kaybettik, canım sıkıldı; ama yarın yine ilk işim takımımın haberlerine bakmak.
Maç günü Trabzon sokaklarında herkes aynı renkte, şehir tek bir yürek gibi.
Tribündeki o dev bayrağı açan ellere sağlık, görünce tüylerim diken diken oldu.
Trabzonspor benim için bir takımdan öte, memleketimin sesi.
Kutlama gecesi meydanda tanımadığım insanlarla horon teptim, hepsi akrabam gibiydi.
Fırtınam, bugün de arkandayım; sesim yettiğince, yüreğim elverdiğince.
Çayımı bordo mavi bardak altlığına koyarım, sevgi ayrıntıda.
Yarın maç var, heyecandan bu gece uyku girmez gözüme.
Dostum, seninle aynı renklere gönül verdik; hemşehrilikten öte bir bağ bu.
Gol sesiyle birlikte içimdeki çocuk yeniden ayağa fırlıyor.
Fikstürü fındık hasadının zamanı kadar iyi biliyorum, hangi hafta kiminle oynadığımız ezberimde.
Sezon uzun, yol dolambaçlı; Karadeniz insanı virajdan korkmaz.
Ninemin ördüğü bordo mavi çorap, en soğuk maç gecesinde ayağımı sıcak tutar.
İstanbul'daki Trabzonsporlu dostuma selam: bu akşam aynı gole sevinelim.
Bu armanın altında toplanan herkesi hemşehrim sayarım.
Bordo mavi formayla çekildiğim çocukluk fotoğrafı, annemin vitrininde hâlâ duruyor.
İlk yarı zor geçti, ama ben ikinci yarıya hep inatla umut bağlarım.
Ustam, yarın akşam erken çıkayım; bordo mavi bir işim var.
Trabzonsporlu annelere selam olsun; hem sofrayı hem bu sevdayı ayakta tutuyorlar.
Kahvaltıda hamsi yok ama maç muhabbeti var, o da doyuruyor.
Gurbette bordo mavi atkılı birini görünce koşup sarılasım geliyor.
Galibiyet akşamı Boztepe'den şehre bakıp çay içmek, mutluluğun ta kendisi.
Yağmur başladı, fırtına da başlasın; bu akşam güzel bir maç bekliyorum.
Sevdiğim, seni bordo mavi kadar çok seviyorum; bizim oralarda bundan büyük söz yok.
Saçıma kar yağdı, maç günü heyecanım ise hâlâ on yaşında.
Bordo mavi bir ömür sürdüm, kalanı da aynı renkte geçsin.