Dost dediğin, anlatmadan anlayandır. Sen öylesin.
Dostluk ve Arkadaşlık Mesajları Sayfa 2
Hayatımın en güzel tesadüfü sensin dostum.
Seninle susmak bile sohbet sayılır.
Ne zaman arasam açan tek insansın. Sağ ol.
Arkadaşlığın bana iyi geliyor, bunu bil.
Yıllar geçti, biz aynı kaldık. Ne mutlu bize.
Sırlarımın en güvenli kasası sensin.
Kardeş gibi değil, kardeşimsin.
İyi günümde de kötü günümde de aynı yüzle geldin.
Bir çayına hasretim dostum, ne zaman buluşuyoruz?
Gülüşün bulaşıcı, iyi ki yanımdasın.
Seninle yol uzun gelmiyor.
Arkadaş çok, dost bir tane. O da sen.
Beni olduğum gibi sevdiğin için teşekkürler.
Canım sıkılınca aklıma ilk gelen isimsin.
Dostluğun, cebimdeki en değerli şey.
Aynı şeye aynı anda gülmek, işte bizim dilimiz.
Sana güvenmek hiç zor olmadı.
Omzun, dünyanın en rahat yastığı dostum.
Sen varsan sofra da sohbet de tamam.
Sıra arkadaşımdın, şimdi hayat arkadaşlarımdan birisin. Okul bitti ama biz bitmedik. İyi ki o gün yanıma oturmuşsun.
Aylarca konuşmasak bile kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. Bence gerçek dostluğun en güzel işareti bu.
Bana doğruyu söylediğin için bazen kızdım ama hep haklı çıktın. Yüzüme karşı dürüst olan bir dost bulmak kolay değil.
Gece üçte arasam ne oldu diye değil, neredesin diye soracağını biliyorum. Bu güven paha biçilemez.
Mahallede top peşinde koştuğumuz günlerden bugüne çok şey değişti. Değişmeyen tek şey seninle aramızdaki o sağlam bağ.
Yeni şehrinde yalnız hissettiğini biliyorum. Bir telefon uzağındayım, canın sıkıldığında hiç düşünmeden ara. Buradaki yerin hep hazır.
Sen benim en kötü fotoğraflarımı elinde tutan ve yine de kimseye göstermeyen insansın. Buna dostluk denir.
Seninle aynı pizzanın son dilimini paylaşabiliyorsam, bu dostluk her şeye dayanır demektir.
İş yerinde tanıştık ama dostluğumuz mesai saatlerine sığmadı. Seninle çalışmak şans, arkadaşın olmak ise ayrı bir güzellik.
Geçen gün eski fotoğraflarımıza baktım. Saçlarımız komikti ama gülüşlerimiz aynı. Seni çok özledim, buluşmamız şart.
Hasta olduğumda çorba getiren, taşınırken koli taşıyan, ağladığımda susan insan sensin. Bunları unutmam mümkün değil.
Aramızda kırgınlık kalsın istemiyorum. Gururumu bir kenara koydum, sana yazıyorum. Dostluğumuz her tartışmadan daha değerli.
Seni üzdüğümü biliyorum ve bunun için gerçekten üzgünüm. Bir kahve ısmarlayayım, oturup konuşalım. Seni kaybetmek istemiyorum.
Evlendin, çocuk sahibi oldun, hayatın değişti. Ama benim için hâlâ aynı gece yarısı sohbetlerinin insanısın.
Sana hiçbir şeyi açıklamak zorunda kalmamak ne büyük rahatlık. Bir bakışımdan halimi anlayan başka kimse yok.
Başka ülkedesin, saatlerimiz bile tutmuyor. Yine de sevincimi ilk sana yazıyorum. Mesafeler bizim için sadece bir sayı.
Benim başarımı kendi başarın gibi kutladın. Kıskanmadan sevinebilen insan az bulunur, sen o azlardansın.
Bana borç verdin, zaman verdin, akıl verdin. En çok da değer verdin. Hakkını nasıl öderim bilmiyorum dostum.
Senin yanında rol yapmama gerek kalmıyor. Yorgunsam yorgun, mutsuzsam mutsuz olabiliyorum. Bu rahatlık için teşekkür ederim.
Yol arkadaşlığı kolay iş değil. Kaç tatil, kaç yolculuk geçti, bir kere bile birbirimizden sıkılmadık. Sıradaki rota neresi?
Kırk yıllık dost derler ya, bizimki o yolda emin adımlarla ilerliyor. Saçlarımız ağarınca da aynı masada oturalım.
Kötü bir gün geçiriyorsan gel, hiçbir şey sormam. Çay koyarım, oturursun. Konuşmak istersen de buradayım.
Hayatımdaki herkes bir şey bekliyor, sen sadece nasılsın diye soruyorsun. Bu soru bana çok iyi geliyor.
Seninle tanıştığımız günü hatırlıyor musun? Hiç anlaşamayacağımızı düşünmüştüm. Yanılmayı hiç bu kadar sevmemiştim.
Bugün doğum günün değil, özel bir gün de değil. Sadece seni sevdiğimi ve iyi ki olduğunu söylemek istedim.
Askerlik arkadaşlığı başkadır derler, doğruymuş. Aynı koğuşta başlayan dostluk yıllardır dimdik ayakta. Selam olsun kardeşim.
Üniversite yıllarının en güzel hatırası diploma değil, sensin. O küçük öğrenci evini ve sabaha kadar süren sohbetleri özlüyorum.
Komşuluktan dostluğa geçeli çok oldu. Kapımı çalan sen olunca içim rahatlıyor. İyi ki yan dairedesin.
Sana kızdığım zamanlar oldu, senin de bana. Yine de ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi aradık birbirimizi. İşte bu.
Benim anlattığım aynı hikâyeyi yirminci kez dinleyip yine güldüğün için sana bir madalya borçluyum.